07 February 2012,Tuesday

Tatilsehri

Türkiye ve Dünyanın 7 kıtasındaki, Gezilip görülecek tatil yerleri ile tarihi yerleri anlatan, Uydu görüntüleri ve haritalarıda bulabileceğiniz emsalsiz bir sitedir. Resim Deposudur.

Termal ve Kaplıcalar Hakkında Genel Bilgiler Kategorisi

Kaplıcalar Hakkında Özel Bilgi

Yazan admin 27 - Ocak - 2010

Hakkında Özel Bilgiye sitemizden ulaşabilirsiniz www.tatilsehri.org

kaplica1
Ilıca olarak da bilinir, maden sularından yararlanma amacıyla kaynarcaların çevresinde kurulan tesislere verilen genel addır.
Araştırmalar sonucunda çeşitli hastalıkların tedavisine yardımcı oldu-
ğu anlaşılan mineral iyonlarıyla yüklü maden sularının oluşumuna ilişkin değişik görüşler vardır. Bu görüşlerden biri, çatlaklardan sızan yerüstü sularının, yolu üzerindeki minarelleri eriterek derinlerdeki ısınmış katmanlara ulaştığı ve buradaki sıcaklığın etkisiyle buharlaşıp yoğunlaşarak yeryüzüne geri döndüğü biçimindedir. Magmaya yakın katmanlarda bazı minarelleri eritmiş durumda bulunan suların buhar-
laşıp yoğunlaşarak tektonik olaylarla yeryüzüne çıktığı görüşü ise baş-
ka bir yaklaşımdır. Maden suları fiziksel özellikleri bakımından çok sıcak, sıcak ve soğuk sular olarak sınıflandırılır. Kimyasal özellikleri bakımından ise bikarbonatlı, sülfatlı, tuzlu, kükürtlü, karbon dioksitli,
demirli, arsenikli, iyotlu, karışık ve radyoaktif madensuları vardır.
Maden suyunun yeryüzüne çıktığı kaynağa kaynarca denir. Bir kaynarca suyunun fiziksel ve kimyasal özelliği bir başkasına, hatta çok yakındaki bir kaynaktan çıkan maden suyunun özelliğine benze-
mez. Bu nedenle tıbbi tedaviye yardım amacıyla kullanımında özenli olmak gerekir. Öte yandan sularının hastalıkların iyileştirilme-
sine katkıda bulunma ölçüsü hakkında ayrıntılı ve kesin bilimsel açık-
lama yoktur.
Kaplıca sözcüğü, ılıcanın üstüne bir hamam yapılması sonucunda or-
taya çıkan tesisin “kaplı ılıca” biçiminde tanımlanmasından türemiştir.
Kaplıcalar, özellikleri nedeniyle şifalı sular olarak da bilinen maden sularının yeryüzüne çıktığı kaynarcalar ile bunların çevresinde kurulan
hamam, havuz, klinik, otel gibi tedavi ve konaklama tesislerinden olu-
şur. Tesisler, kaplıca suyundan banyo ve içme kürleriyle yararlanılma-
sına göre farklılıklar gösterir. Üç haftayı bulan banyo kürleriyle hekim
denetiminde fizik tedavi yapılan hidroterapi aygıtlarıyla donatılmış
kaplıcalarda daha geniş tesisler kurulur.
Kaplıcalar sağlık açısından olduğu kadar turizm açısından da önem taşır. İnsanlığın eski çağlardan beri sağlık amacıyla şifalı sulardan ya-
rarlandıkları bilinmektedir. Anadolu’ nun çeşitli yörelerindeki kaplıcaların Yunan ve Roma dönemlerinden beri işletildiğini gösteren
yapı kalıntılarına rastlanır.

Türkiye’deki Kaplıcalar
Türkiye’ de özellikle kaplıca turizmi bakımından önem taşıyan
başlıca kaplıcalar Yalova, Çekirge, Oylat, Pamukkale, Bolu, Kızılca-
hamam, Gönen ve Haymana kaplıcalarıdır.

Pamukkale
Ege Bölgesi’ nde sıcak maden suyu kaynaklarıdır. Denizli ilinin
Merkez ilçesine bağlı Pamukkale köyünün kuzeydoğusuna düşer.Yak-
laşık 400 m yükseklikteki Pamukkale travertenleri yakınında bulunan antik Hierapolis kenti kalıntılarının çevresinde yer alır.
Doğu-batı doğrultusunda uzanan bir kırık (fay) boyunca breşler ara-sından çıkan kaplıca suyu bikarbonatlı acı maden sularındandır. Sülfat
kalsiyum, sodyum, magnezyum ve karbon de dioksit içeren bu şifalı suların sıcaklığı 33-35.5 derece arasında değişir. Eskiden Hierapolis
kentinin içinde bulunduğu anlaşılan kaynarcalardan çıkan maden sula-
rının sıcaklığının 19. yy başlarında 80 derece olduğuna ilişkin tarihsel
kayıtlar vardır. Daha sonra oluşan bazı tektonik olaylar sonucunda kaynarcaların yer değiştirdiği sanılmaktadır. Toplam debileri yaklaşık
330 lt/sn’ dir.

Pamukkale maden sularından sindirim sistemi, solunum, dolaşım
ve romatizma hastalıklarının tedavisinde yaralanılır.

2- Kızılcahamam Kaplıcaları
Kızılcahamam turizm yönünden Ankara’nın en hareketli ilçelerinden biridir.Hititlere, Friglere, Lidyalılara, Rumlara ait tarihi kalıntılar, mağaralar ve tarihi eserlerden de anlaşılacağı üzere Kızılcahamam değişik medeniyetlere sahne olmuştur.
İlçenin genel özelliklerini Kaplıcaları ve Milli Parkı belirlemektedir. İçinde bulunan şifalı kaplıcalarıyla Kaplıcalar Diyarı adını haketmiştir. Doğal güzellikleri,ormanları çamur banyoları, tarihi eserleri maden ve memba suları ile meşhurdur. Kaplıcalar ile maden suları dünya çapında üne sahiptir.
Tatil yapmak,dinlenmek,tedavi olmak amacıyla yurt içi ve dışından özellikle Ankara’dan gelen konuklar için yakın olması nedeniyle tercih sebebidir. Kızılcahamam’da konaklama tesislerinin yatak kapasitesi yaklaşık 2500 civarındadır.
Festivalleri, kültürel ve sanatsal programları gezinti yerleri,ormanları piknik alanları, insanının cana yakınlığı, tesisleri ve ulaşım kolaylığı ile önemli bir turizm merkezidir.
İlçe ekonomisine büyük katkısı olan kaplıcaların Romatizmal, Dermatolojik, Ortopedik, Nörolojik ve Alerjik bazı hastalıkları tedavi ettiği bilinmektedir.
Genel Turizm Açısından:
- Meşhur soğuksu milli parkı,
- Her derde deva termal ve memba suları
- Kurtboğazı Barajı, Eğrekkaya ve Çamlıdere Barajları,
Aydos Yaylası,
-40 kilometre yakınında Karagöl
-Tarihi yapılar,hamamlar,
-Eski çağlara ait mağaralar
-Kız Kalesi, Gelin Kayası,
-Avcılık, olta balıkçılığı,binicilik
-Kamp ve piknik alanları
-Tertemiz hava, nefis bir tabiat

BÜYÜK KAPLICA :
Büyük Kaplıca
İlçe merkezindedir, modern bir görünümde olup, içmeden ziyade banyo kürleri için kullanılır. Derinden gelen, volkanik sulardandır. Kaplıca bölümü, Türk hamamı bölümü ve kadın ve erkeklere ait havuzlardan oluşur. Sodyum bikarbonatlı, hafif klorürlü bir sudur. Kızılcahamam Belediyesi’nin yönetiminde işletilmektedir. Romatizma,egzama, kırık çıkık tedavi sonucu çıkan ağrılarda, kadın hastalıkları, dolaşım yolları, çocuk hastalıklarına iyi gelir. Suyunun sıcaklığı 50 derecedir.
Küçük Kaplıca
Büyük Kaplıca kaynağının üst tepelerindedir. Suyun geldiği yerdeki kaya oyularak kubbeli bir hamam halini almıştır. Kaya aralığından çıktığı yerdeki sıcaklığı 51 derecedir. Kurnalı hamamdaki sıcaklığı ise 43 dereceye düşer. Tedavi yönünden Büyük Kaplıca’nın şifa değerini taşır.
,Sey Hamamı Kaplıcası
KIZILCAHAMAM’ a 14 km uzakta Güvem bucağı’ na 3 km uzakta bir dere kenarında kaynar. Sıcaklık 43 derecedir. Meşe ve çam ağaçlarının süslediği bir yerdedir. Su, bir değirmen döndürecek kadar bol akar. Erkeklere ve kadınlara ayrı ayrı hamamları ve havuzları vardır. Sular, havuzların dibinden kaynar. Havuzlara, soğuk su katılmadan girilebilir. Kalsiyum bikarbonatlı olan su içilir. Hazmı kolaylaştırır. Romatizma, nevralji, nevrit, kadın hastalıklarında faydalıdır. Geç tutan kırıklar ve mafsal tutukluklarında iyi sonuç alınır.

Maden Suları:
Çamlık Maden Suları.
Mide,karaciğer ,safrayolları, dolaşım sistemi bozokluklarına , bronşiti olan hastalara kalp yorgunluğu ve yetersizliğine ve iç organları hastalıklarına iyi gelmekte ve hazmı kolaylaştırmaktadır.
Kuruluşu 1957
Nitrit mg/lt yok- 100ml’de kaliform bakteri sayısı 0 olup madensuları yönetmeliğine uygundur.
Tüm işlemler eldeğmeden yapılmaktadır.
As-Koop Maden Suları
Mide,karaciğer ,safrayolları, dolaşım sistemi bozukluklarına , bronşiti olan hastalara kalp yorgunluğu ve yetersizliğine ve iç organları hastalıklarına iyi gelmekte ve hazmı kolaylaştırmaktadır.
Kuruluş 1976
Tüm işlemler el değmeden yapılmaktadır.

Altın Memba Suları
Soğuksu Milli Parkı içerisinde ormanın içinde bulunan su kaynağından beslenmektedir. Bu suya ”ALTINSU” adını 17/7/1934 tarihinde ilçeye gelen ulu önderimiz Mustafa Kemal ATATÜRK vermiştir.
Kuruluş 1950 ‘li yıllar
Üretim otomatik makinelerde el değmeden yapılmaktadır
Berrak, renksiz PH=6,5 tortu yoktur.

3- Gönen Kaplıcaları
Marmara Bölgesi’ nde, Balıkesir’ in Gönen ilçesinde yer alan sıcak su kaynaklarıdır. Gönen kent merkezinin kuzey kesiminde bulunan kaplıcalara gelen sıcak sular, yöreden geçen kırık (fay) hattını örten ve geniş bir alan yayılan alüvyon katmanlarının gözeneklerine yerleşmiş durumdadır. Buradaki sıcak su kaynakları Eski kaynak, Çemberli kaynak ve Büyük Kanal adıyla da anılan Mermerli Kuyu’ dur.
Kaynaklar, kaplıca tesislerinin ortasındaki geniş bir parktadır. Eski kaynak suyu 52 derece, Çemberli kaynak suyu 75 derece, Mermerli
Kuyu’ nun suyu da 77 derecedir. Sodyum, sülfat, bikarbonat ve klorür bakımından zengin olan bu kaynak suları, magmatik ve hipotonik su-
lar grubundadır.
Gönen kentine 10 km kadar uzaklıkta Ekşidere Dağ Ilıcası ve Ekşidere Gençlik Suyu kaynakları vardır. Öteki sulardan daha soğuk olan bu kaynaklardan çıkan suların radyoaktivitesi yüksektir. Dağ Ilıcası’ nın suyu 44 derece, Gençlik Suyu ise 18 derecedir.

Gönen Maden sularının banyo olarak romatizma, bağırsak, kan ve kadın hastalıklarında, içme kürleriyle kullanıldığında da sindirim sistemi hastalıklarında olumlu etkisi olduğu bilinir. Gelişmiş ulaşım olanakları ve modern tesisleri olan Gönen Kaplıcaları, kaplıca turizmi
bakımından Türkiye çapında önem taşır ve ilgi görür.

4- Haymana Kaplıcaları
İç Anadolu Bölgesi’ nde maden suyu kaynağıdır. Ankara’ nın
güneydoğusunda, Haymana kasabasındaki tepelik bir alanda yer alır.
Bikarbonatlı ve karbondioksitli sulardandır. Kalker yapılı bir tepecik-
ten kaynaklanır. Yöredeki çöküntü alanında yüzeyden görülmeyen kırıklardan sızan suların geçirimsiz kayaçlar arasından kaynak noktasına doğru çıktığı sanılır.

*************************************

Doğadan gelen sağlık
Bütün dünyada büyük bir sağlık sorunu olan romatizmal hastalıklarda ilaç tedavisine destek olarak kaplıcalar

tercih ediliyor. Özellikle kireçlenmede şifalı suların çok etkili olduğu belirtiliyor

nsanlığa yüzyıllardır büyük sıkıntı veren, çoğunluğu yaşam boyu süren eklem hastalığı olarak seyreden rahatsızlıklara, ‘romatizmal hastalıklar’ adı veriliyor. Dünyada 1 milyar, ülkemizde ise yaklaşık 5 milyon romatizmal hasta var. Hastalığı, coğrafi koşulların yanı sıra bazı meslek gruplarının çalışma koşulları ve psikolojik faktörler de körüklüyor. Duruş bozuklukları yanlış ya da zorlayıcı eklem hareketliliği içinde bulunan terziler, berberler, hamallar, dansçılar ve sporcular, ilerleyen yaşlarda romatizmaya maruz kalıyor. Ülkemizde yer alan kaplıcaların büyük çoğunluğu romatizmal rahatsızlıklar için tercih ediliyor.

KİREÇLENMEYE BİREBİR
Uludağ Üniversitesi Atatürk Rehabilitasyon Merkezi Başkanı Prof. Dr. Merih Yurtkuran, kaplıca tedavisinde suyun sıcaklığının önemli olduğunu vurgulayarak, ‘Aşırı sıcak, romatizmayı alevlendirebilir’ dedi.

Prof. Dr. Yurtkuran, halk arasında kuru romatizma veya kireçlenme olarak bilinen ‘Ostroartrit’ hastalığının aslında bir hastalık olmadığını belirterek ‘Yaşlanma ile beraber vücudun yıpranma olayına karşı eklemlerin bazı bölümlerinde destekleyici kemik oluşumları ortaya çıkar. Bunlar ağrı, eklem tutukluğu ve hareket kısıtlılığı yaparsa, tedavi gerekir’ dedi.

Bütün dünyada romatizma tedavilerinin, hastalığın verdiği rahatsızlıkları giderme esasına dayandığını anlatan Prof. Dr. Merih Yurtkuran, özellikle kireçlenme şikayetlerinden yakınanların en etkili tedavi yolu olarak kaplıcalardan faydalandıklarını söyledi.

SU SICAKLIĞI ÖNEMLİ
Prof.Dr.Yurtkuran, mineralli suların romatizma tedavisinde etkili olduğunu belirterek ‘Mineralli sularda da kükürtlü sular birinci sırada gelir’ diye konuştu.

Kaplıca suyunun debisinin hastalık yönünden önem taşımadığını kaydeden Merih Yurtkuran, ‘Debi, suyun bolluğunu gösterir. Fazla ısı, örneğin 37 derece üstündeki sıcaklık, iltihaplı romatizmayı daha da alevlendirebilir. Ayrıca kalp ve yüksek tansiyon hastalıkları, idrar yolu, akciğer enfeksiyonu da yüksek ısıda alevlenebilir. 65-70 yaş üzerindeki hastalar da kaplıca tedavisine mutlaka hekim kontrolu altında girmelidirler. Ayrıca banyo süresinin 15 günlük kür şeklinde olması gerekir’ dedi.

Su oteli
Oruçoğlu tesislerinde yaz-kış, uzman doktorlar denetiminde kapsamlı tedavi şekilleri uygulanıyor.

Afyon’daki Resort Oruçoğlu, adeta bir su oteli. Otel, şifalı sularıyla pek çok hastalığa çare oluyor. Özellikle ağrılı romatizmal hastalıklardan lumbago, siyatik, bel fıtığı, nevrit, nevral ve her türlü kireçlenmelere iyi geldiği belirtilen Afyon’daki kaplıcalar şu hastalıklarda oldukça etkili:

Ortopedik ameliyat sonrasında oluşan tutukluk ve sertliklerin giderilmesi ve kırıkları iyileştirilmesi, sedef ve benzeri deri hastalıklarına, mide bağırsak ve safra kesesi hastalıkları, böbrek, idrar yolları ve bazı kadın hastalıkları, çocuk felci geçirmiş çocukların rehabilitasyonu, organizmanın güçlendirilmesi, erkeklerdeki kısırlık problemleri, asabiyet ve ruhsal yorgunluk sorunlarının giderilmesi.

250 odalı, 600 yataklı otelin bir özelliği de termal suyunun odalarda da bulunması. Yeryüzünün derinliklerinden gelen 36-40 derece ısıdaki termal su, oteldeki havuzlu aile banyoları, kadın ve erkekler için ayrı termal havuzlar ve Türk hamamlarında hastalara şifa veriyor. Oruçoğlu’nda doktor ve fizyoterapistlerin denetiminde fizik tedavi rehabilitasyon merkezi var.

Termal suyun özellikleri
İstanbul Üniversitesi Tıbbi Ekoloji ve Hidroklimatoloji Araştırma ve Uygulama Merkezi’nin raporuna göre, Oruçoğlu Otel’deki sondaj kaynağının suyu 49 derece ısıda ve toplam 2.7 gr/lt’de mineral eşik değerde. Serbest olarak karbondioksit gazı taşıdığı gibi PH 6.40 t kimyasal yapısına göre sodyum bikarbonat, sodyum klorür, bromür ve florür içeriyor.

Romatizmalar için önerilen kaplıcalar
Adana-Haruniye

Afyon-Gazlıgöl, Gecek, Kızılkürse, Ömer, Sandıklı

Amasya-Terziköy

Ankara-Acısu, Ayaş, Dutlu, Haymana, Karakaya, Kızılcahamam, Seyhamamı

Aydın-Alangüllü, Germencik, Sazlık

Balıkesir-Akçay, Asarköy, Balya, Bostancı, Ekşidere, Gönen, Güre, Hisaralan, Hozluca, Kokarlar, Pamuklu, Yıldızdağ

Bilecik-Çaltı

Bingöl-Kös

Bolu-Merkez, Sarıot

Bursa-Armutlu, Çekirge, Karamustafa, Kükürtlü, Oylat

Çanakkale-Hıdırlar, Kestanbolu, Kızılca, Küçükçetmi, Külcüler

Denizli-Babacık, İnaltı, Karahayıt, Tekkekokar, Yenice

Diyarbakır-Çermik

Düzce-Efteni

Elazığ-Buranhame, Kolan

Erzincan-Ekşisu

Erzurum-Ilıca

Eskişehir-Merkez, Sakarya

Hakkari-Zümrüt

Hatay-Reyhanlı

İçel-Hocantı

İzmir-Bademli, Balçova, Bergama, Bergamapaşa, Cuma, Çeşme, Dereköy, Dikili, Nebiler

Kayseri-Tekgöz

Kırşehir-Bulamaç, Karakurt, Mahmutlu, Terme

Konya-Ilgın, Seydişehir

Kütahya-Dereli, Eynal, Gediz, Göbel, Hamamköyü, Ilıcaköy, Muratdağı, Naşa, Samrık, Yoncalı

Manisa-Çeren, Gebeler, Kurşunlu, Açıkdere, Saraycık, Sart, Urganlı

Nevşehir-Kozaklı

Niğde-Çiftehan

Sakarya-Kilhamamı

Samsun-Hamamayağı, Havza

Siirt-Hista, Sağlarca

Sivas-Akçaağıl, Balıklı, Sıcakçermik

Tokat-Sulusaray

Tunceli-Bağın

Uşak-Aksaz, Hamamboğazı

Van-Hasanabdal

Yozgat-Karadikmen, Köhne, Sarıkaya, Yerköy

Zonguldak-Karaçayır

Yalova-Merkez

VN:F [1.9.13_1145]
Rating: 0.0/10 (0 votes cast)
VN:F [1.9.13_1145]
Rating: 0 (from 0 votes)
Etiketler: , ,

Facebookta Paylaş

Diyadin Kaplıcaları

Yazan admin 27 - Ocak - 2010

Hakkında Geniş Bilgiye Sitemizden Ulaşabilirsiniz www.tatilsehri.org

 

Konum
alanı, Ağrı İli’nin güneydoğusunda bulunan Diyadin İlçe Merkezine 5 km mesafede yer almaktadır. bölgesi birbirinden kopuk olarak bulunan Yılanlı, Davut ve Köprü kaplıcaları olmak üzere geniş bir alana yayılmıştır. alanının içinden geçen Murat Nehri, görsel ve rekreatif açıdan önemli bir doğal değer kazandırmaktadır.

Ulaşım Olanakları
Diyadin İlçe Merkezi Erzurum-İran transit yolunun (E 80 Devlet Karayolunun) 7 km. güneyinde konumlanmıştır. Diyadin Ağrı il merkezine 60 km., uzaklıktadır. Havayolu ulaşımı ise 70 km mesafedeki Ağrı havaalanı ile sağlanmaktadır.

Yükseklik
Diyadin kaplıca alanı deniz seviyesinden 1925 m. yüksekliktedir.

iklim özellikleri
Doğu Anadolu Bölgesinde bulunan Diyadin’de Bölgeyi kaplayan yüksek dağların bulunması sebebiyle karasal iklim hâkimdir. Yazlar Sıcak ve kurak, kışlar soğuk, karlı ve uzun geçmektedir. Yazın ve kışın, gece-gündüz arasındaki Sıcaklık farkları oldukça fazladır. Yıllık ortalama sıcaklık 8.7 C ; yıllık en yüksek sıcaklık 37 C ve yıllık en düşük sıcaklık -25 C’dir. Yıllık ortalama yağış miktarı 305.6 mm’dir. Yıllık ortalama yağışlı Gün sayısı 26’dır.

Tedavi (Endikasyon) Özellikleri
suların bikarbonat, klorür, sülfat, kalsiyum, Karbondioksit Gazı içermesi ve toplam mineralizasyonun 1 gr/lt olması nedeniyle şifa özelliği taşımaktadır. Cilt hastalığı, özellikle romatizma, nevrit nöroloji, kadın hastalıkları, kemik ve kireçlenme hastalıkları, siyatik ve metabolizma bozukluğu gibi hastalıklarının tedavisinde yararlanılmaktadır.

Termal Su Özellikleri
Toplam Mineralizasyon : 1000 mg/lt
Sıcaklık : 72-78 °C

Yatırım Olanakları

Turizm Merkezi

Turizm Merkezi: Ağrı Diyadin Termal Turizm Merkezi 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu uyarınca “Turizm Merkezi” ilan edilmiştir.

İlan Tarihi:17.10.1993 tarih ve 21731 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

Turizm Merkezi alan Büyüklüğü:
280 ha.

haritamq4

İmar Planı Durumu:
Diyadin Termal Turizm Merkezi’nin imar planı mevcut değildir.

Mevcut Yatak Kapasitesi:
Belediye Belgeli :68 yatak

Açıklama: Termal Turizm Merkezinin büyük bölümü DSİ Genel Müdürlüğü tarafından çalışmaları yürütülen Murat Barajı projesinin rezervuar alanında kalması nedeniyle imar planı çalışmaları yapılamamıştır. Turizm Merkezinin büyütülmesi çalışmalarına paralel olarak sürdürülecektir.

1yy2

ilçe merkezine 7 km. uzakta ve Murat nehrinin doğu kıyısındadır. Çermiklerin bulunduğu arazi engebeli olduğundan, geniş bir alana dağılmıştır. Aralarında 500-1000 m. mesafe vardır. Buradaki sularda radyoaktivite, kalsiyum, sülfür, karbondioksit, magnezyum, kükürt, bikarbonat ve demir vardır. Cilt hastalığı, özellikle romatizma ve siyatik gibi hastalığı olanlar şifa bulmak için buraya giderler. Kaplıca sularından meydana gelmiş çok güzel görünüşlü kalker tulleri ve traverten, buraları daha gösterişli yapmıştır.

Bu kaplıcalara halkın akını haziranda başlar,Ağustos sonuna kadar devam eder. Yakın köylüler ve kasaba halkı diğer aylarda da yararlanır.

2ra6

Kaplıcaları Diyadin Belediyesi kiraya vermek suretiyle işletmektedir. Kaplıcada 150 yataklı turistik Otel ve lokanta – çayhanelerin yanı sıra, çok sayıda kamp çadırları olur. Buraya gelenlerin çoğu kendi özel çadırlarında barınır, Her kaplıcada çeşme, Elektrik ve çayhane bulunmakladır

 

Deri hastalıkları ile enfeksiyonlara bağlı romatizmal hastalıklara iyi geldiği bilinmektedir.

 

Kaynak: Diyadinnet.com

VN:F [1.9.13_1145]
Rating: 0.0/10 (0 votes cast)
VN:F [1.9.13_1145]
Rating: 0 (from 0 votes)
Etiketler: , , , ,

Facebookta Paylaş

Kaplıcalar Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Yazan admin 27 - Ocak - 2010

Bilinmesi

 Gerekenler

kaplica_ilica
Halk arasında “ılıca”, “”, “içmece”, “çermik”, “girme” gibi değişik isimler takılan suları, 20 dereceyi aşan sıcaklıkları ve ihtiva ettikleri maden tuzlarıyla şifa potansiyeli taşıyor.
18 Aralık 2005 Pazar 15:33
İSTANBUL (İHA) – Halk arasında “ılıca”, “kaplıca”, “içmece”, “çermik”, “girme” gibi değişik isimler takılan kaplıca suları, 20 dereceyi aşan sıcaklıkları ve ihtiva ettikleri maden tuzlarıyla şifa potansiyeli taşıyor. Bu suların bileşimlerinde ayrıca, karbondioksit ve kükürtlü hidrojen gibi gazlar veya radyoaktif elemanlar bulunuyor. Kadın hastalıklarından mide ağrılarına, egzamadan solunum yolu rahatsızlıklarına kadar birçok hastalığa iyi gelen kaplıcalara gitmeden önce mutlaka doktora danışmak gerekiyor. Çünkü, hangi kaplıcanın hastalığınıza iyi geleceğine, ne kadar müddetle faydalanacağınıza ancak doktor karar vermeli. Günde kaç defa, ne zaman ve ne miktarda içileceği yine doktor tarafından tavsiye edilmiş olmalıdır.
İHA muhabirinin çeşitli kaynaklardan derlediği bilgilere göre, her kaplıcanın özelliğine göre bir faydalanma şekli var. Kiminin suyunu içerken kimiyle banyo yapılır. Bir diğerinin çamur veya buharından istifade edilir.
Banyo Kürleri: Sıcaklıkları vücut ısısına yakın olan (35-38) maden sularıyla gerçekleştirilir. Küvet veya havuz gibi bir yere biriktirilen suya bütün vücutla girilirse buna “tam banyo”; yarı beline kadar girilirse “yarı banyo” denir. Suyu bol olan kaplıcalarda “duş banyoları” da yapılmaktadır.
Buhar Kürleri: Sıcaklıkları vücut ısısının üzerinde olan maden sularının buharından istifade edilmektedir. Tavandan veya tabandan açılan deliklerden fışkıran buharlar teneffüs edilerek (iç çekilerek) şifa aranır. Ayrıca, fışkıran buharlar dış deriye temas ederek cilde de tesirli olur.
İçme Kürleri: Bazı maden suları, ihtiva ettikleri minerallerin özelliğinden dolayı içilmekle fayda verirler.
Çamur Kürleri: Maden sularıyla senelerce ıslak kalarak çamur halini almış olan kaplıca toprağı, madensel tuzlara doymuştur. Bu çamur gözeneklerden içeriye sızarak dokulara nüfuz eder.

HASTALIKLARA GÖRE
İltihabi Romatizma (Artrit): Kalbi ve sinir sistemini etkileyen, çocuklarda ve yetişkinlerde görülen bir hastalıktır. Ateşli ve sükunetli devreleri vardır. Ateşli devrede kaplıca tedavisi yerine yatakta istirahat ve ilaç tedavisi uygulanır. İlaç tedavisi müspet netice verip hasta ateşli devreyi atlattıktan sonra kaplıca destekleyici bir tedavi olarak tavsiye edilebilir. Bu durumda kaplıcanın şu faydaları görülecektir: Mafsallardaki ağrılar azalır. Ateş ve nabız normale döner. Halsizlik ve iştahsızlık sona erer, hasta kendisini daha zinde hisseder. Kansızlık ve kanda görülen romatizmal bulgular ortadan kalkar. Yeni nöbetler engellenmiş olur.
Yaşlılık Romatizması (Osteoartrit): Genellikle elli yaşın üzerindeki erkeklerde görülür. Geçmişte hastalanmış veya kaza geçirmiş eklemleri tutar. Eklemler şişer ve hareket sırasında çok ağrı verir. Parmak kemiklerinin uç eklemlerine yakın yerlerde kemik büyümesi görülebilir. Ağırlık taşıyan eklemler, hareket sırasında gıcırtılı ses çıkarır. Hastalık ilerlemiş ise istirahat, fizikoterapi ve ortopedik müdahaleden sonra ancak kaplıca tedavisi uygulanabilir.
Bir Hastalık Sonrasında Ortaya Çıkan Romatizma (Romatoit Artrit): Genellikle, 20-40 yaş arası kadınlarda görülür. Sebebi tam bilinmemekle beraber, iltihabi bir kadın hastalığından sonra ortaya çıktığı için, bir çeşit bağışıklık reaksiyonu olduğu sanılmaktadır. El ve ayakların ufak eklemlerinde, alt çene kemiğinin kafatasına birleştiği yerde, köprücük ve göğüs kemiği eklemlerinde ağrıyla birlikte şişlikler görülür. Hastalığın ilerlemesini beklemeden bir doktora müracaat edilirse, kaplıca tedavisi çok iyi neticeler verebilir.
Doku Harabiyeti ile Neticelenen Romatizmalar (Fibrozit): Mafsal ağrıları ve tutuklukları ile birlikte, erkeklerde damar sertliği, kadınlarda şişmanlama eğilimi görülür. Eklem yerlerindeki bağ doku iltihaplanma sonucu yıkıma uğrar ve tutukluklara sebep olur. İlerlemesi halinde hastada iştahsızlık, hareketsizlik ve beslenme bozuklukları görülür. Zaman zaman vücut ateşinde yükselmeler olur. Kaplıca tedavisinin iyi neticeler verdiği gözlenmiştir.
Ameliyat Sonrası Ortaya çıkan Eklem Tutuklukları: Çeşitli iş kazaları sırasında, hareket sistemlerinde meydana gelen kırık, çıkık ve ezilmelerin bazan ameliyatla tedavisi gerekmektedir. Ameliyat sonrasında cerrahi müdahale gören eklem yerlerinde ağrılar ortaya çıkabilir. Bu ağrılar için de kaplıca tedavisi çok iyi neticeler vermektedir.

KARACİĞER, KALP VE DAMAR HASTALIKLARI
Siroz başlangıcında, karaciğer iltihabı (hepatit) tedavisinden sonra, ailevi sarılıklarda, safra kesesi taşlarının tedavisinden sonra yeni taş teşekkülünü önlemek için kaplıca kürleri tavsiye edilmektedir. Safra kesesi tembelliğinde, safra kesesi ameliyatlarından sonra ortaya çıkan hazımsızlıkların tedavisinde maden suları çok iyi neticeler vermektedir. Karaciğer ve safra kesesi hastalıklarında sodalı ve sulfatlı sular kullanılmaktadır.
Uzmanlar, halk arasında, “tansiyonu olanlar sıcak suya girmemelidir” gibi yanlış bir inanç bulunduğunu vurgulayarak, “İster yüksek tansiyonunuz, ister düşük tansiyonunuz olsun, sıcak su kaplıcalarına gönül rahatlığı ile gidebilirsiniz. Zira, sıcak maden sularının tansiyonu normal seviyeye getirici sihirli tesiri vardır. Kalp çarpıntısı ve asabi tansiyonu olanlar da aynı şekilde çekinmeden kaplıcadan istifade edebilirler. Damar sertliğine bağlı tansiy kinlerde görülen bir hastalıktır. Ateşli mteşli devrede kaplıca tedavive sükunetli donlarda maden suları çok iyi netice vermekte, kalbin ve dokuların solunumunu arttırarak damarları genişletmektedir. Böylece kan dolaşımını normal seviyeye getirmektedir” diyor.
Uzmanlara göre, eğer tansiyonun sebebi iç salgı bezlerindeki bir tümör ise, hastanın öncelikle ilaçla tedavisi şart. Tedavi iyi netice verdikten sonra, damarların bozulan dengesini düzeltmek için kaplıcaya gidilebilir. Kalp yetersizliğinden muzdarip olan hastalar ancak doktor kontrolünde kaplıcadan faydalanmalıdır.
Toplar damar hastalıklarında kaplıcanın son derece etkili olduğu ve varis teşekkülünü önleyici rol oynadığı bilinmektedir. İçme şeklinde tatbik edilen sülfatlı ve bikarbonatlı maden suları, böbrek rahatsızlıklarına iyi gelmekte ve vücuttan bol miktarda su atılmasını sağlamaktadır.
Karbondioksitli sıcak sular, tansiyon düşürücüdür. Kan dolaşımını hızlandırır. Tuzlu ve iyotlu sıcak sular, iltihap kuruturken; radyoaktif sıcak sular da ağrı dindirici ve sinirleri teskin edici özelliğe sahiptir. Bunların ne kadar müddetle ne miktarda alınacağı mutlaka doktora danışılmalıdır.

ŞİŞMANLIK, ŞEKER, DAMLA VE BÖBREK HASTALIKLARI
Banyo ve içme kürleri şeklinde tatbik edilen ve halk arasında “acı su” diye bilinen sülfatlı sular, vücutta depolanmış yağları yakarak fazla kiloları attırır. Böbreğin faaliyetini hızlandırarak vücuttan su ve tuzun bol miktarda boşalmasını temin eder. Ayrıca karaciğeri tembih ederek kandaki zararlı partikülleri temizler.
Şeker hastaları sodalı suları, içme ve banyo kürleri olarak alır. Kükürtlü suları ise yalnız banyo şeklinde alır.
Eklemlerde ürik asit kristallerinin birikmesi sadece gut hastalığında görüldüğünden “Romatizma” ile karıştırılmamalıdır. Sebebi bilinmemekle beraber, aşırı beslenen kişilerde sık rastlanmaktadır. Kanı ürik asitten temizlemek için, hastalığın başlangıcında, sülfatlı sular çok iyi netice vermektedir. Radyoaktif sular da mafsal ağrılarının giderilmesinde kullanılabilir. Gut hastalığıyla birlikte böbrekte taş teşekkül etmiş ise sodalı su içmesi tavsiye edilebilir.
Halk arasında “acı su” tabir edilen az mineralli sülfatlı sular, böbrek rahatsızlığından mustarip hastalara çok iyi gelmektedir. Bu suların, idrardaki albümin oranını azaltıcı ve kanda birikmiş zehri vücuttan dışarı atıcı tesirleri vardır. Ayrıca, böbrek taşlarını erittiği gibi, yeni taşların oluşmasını da engellemektedir. Sülfatlı sular, aç karnına, günde iki defa, bir-iki bardak içilerek alınır.
Bu arada, iltihaplı olmayan mafsal kireçlenmelerine ve yumuşak doku hastalıklarına iyi gelen kaplıcaların bulunduğu iller şunlar:
“Sakarya/Adapazarı-Kuzuluk. Afyon-Gazlı Göl-Sandıklı ve Oruçoğlu. Ankara-Kızılcahamam-Haymana ve Beypazarı. Aydın-Ortakçı-Alangülü ve Kızıldere. Balıkesir-Gönen ve Kepekler. Bolu-. Bursa-Armutlu-Oylat-Vakıfbahçe ve Çekirge. Denizli-Pamukkale. Diyarbakır-Çermik. Erzurum-Hasankale ve Pasinler. İstanbul-Tuzla. İzmir-Balçova ve Çeşme. Kayseri-Bayramhacı. Kırşehir-Terme. Konya-Ilgın. Kütahya-Simav, Gediz ve Yoncalı. Manisa-Salihli ve Kurşunlu. Mardin-Germiob. Nevşehir-Kozaklı. Niğde-Çiftehan ve Ziga Çelikli. Ordu-Ilıcalar. Rize-Çamlıhemşin. Samsun-Havza. Sivas-Kangal-Balıkli mteşli devrede kaplıca tedaviı ve Çerm kinlerde görülen bir hastalıktır. Ateşli ve sükunetli dik. Siirt-Garnave ve Hesta. Yalova-. Yozgat-Boğazlıyan.”

VN:F [1.9.13_1145]
Rating: 0.0/10 (0 votes cast)
VN:F [1.9.13_1145]
Rating: 0 (from 0 votes)
Etiketler: , , ,

Facebookta Paylaş

Salus Per Aquam (SPA) Nedir? Tatilsehri

Yazan admin 27 - Ocak - 2010

(SPA) Nedir? Tatilsehri Farkıyla Ayrıntılara Ulaşın www.tatilsehri.org

 

Son zamanlarda insanlar onun hakkında çok şey konuşmaktadırlar, fakat nedense bir çok kişi SPA sözcüğünün gerçekten ne anlama geldiğini tam olarak bilmemektedir.

spas

Kısaca, “su ile gelen sağlık” anlamını veren “SPA” sözcüğü ile ilgili aynı anlamı taşıyan fakat, farklı şekillerde yazılan kelimeler görmek mümkündür.

 

Örneğin; “Salus Per Aquam”. “Sonus Per Aqua” “Salut Per Aqua” “Sanitas Per Aquas” bu sözcüklerin ortak anlamı; Latince’de, su ile gelen sağlık, sudan gelen sağlık anlamını vermektedir.

 

Latince “Sanitas”, “Sağlık”, “Aqua”, “Su” kelimelerinin birleşimi sudan veya suyla gelen sağlık olarak bilinmektedir.

Genel anlamda; sağlığı, zindeliği, estetik ve güzelliği, iyileşmeyi su ve suyun iyileştirici gücüyle kazanma denebilir.

SPA yukarıdaki anlamlarının yanı sıra, bireye bedensel ve ruhsal açıdan iyileştirme ya da terapi hizmeti sunmayı amaçlayan merkez anlamına da gelmektedir.

 

Tarihsel olarak bakıldığında spa’nın geçmişi Roma İmparatorluğu’na kadar uzanmakta. Savaşlardan yorgun ve perişan dönen Romalı askerlerin yaralı bedenlerini iyileştirmek için inşa ettirdikleri banyolardaki tedaviye o dönem “Sanus Per Aquam” [SPA] –sudan gelen sağlık- adı verilirmiş. Hatta bu dönemde aynı sebeple Belçika’da kurulan, 14. yüzyılda meşhur olan ve günümüze dek gelen Spa isimli bir şehir de kurulmuş. Roma’da başlayan fakat Avrupa’da farklı şekillerde gelişen spa kültürü; tarih içinde, mineral suları, deniz suyu kullanımı ve daha pekçok terapiyi kapsamış. Spa kültüründe, tarihsel olarak ana tema tedavi olarak ön plana çıkmakta ve bunun belirleyici formu da hidroterapi.

 

Kişilerin problemlerine göre her türlü ihtiyaçlarını ve beklentilerini karşılayan ve sağlıklarının daha iyiye gitmesi amacıyla kurulan ve güzellik merkezlerine bile Spa adı verilmeye başlandı. Yani, sağlık merkezi, sağlık kulübü, dinlence ve terapi merkezi anlamına gelmektedir.

 

Spalardaki tedaviler ıslak terapiler (hidroterapi), kuru terapiler (masajlar, vücudun sarılıp sarmalanması), zindelik terapileri (oksijen teneffüsü) ve güzellik terapileri olarak sınıflandırılabilir. Bir spa merkezinde genellikle bir sauna, buhar odası ve spa havuzu bulunuyor.

 

Kelime anlamından daha geniş bir kapsama sahip olan SPA günümüzde yalnızca su ve çamur terapilerini değil sıcak su havuzu, çeşitli masaj terapileri, aroma terapileri, güzellik ve bakım gibi sağlık kür hizmetleri veren tesislere verilen bir isim olup su ile iyileşme, suyun kullanımından gelen sağlık, suyun sıcak, soğuk ve farklı biçimlerdeki akıtma, damlama, püskürtme gibi uygulamaları ile kazanılan dinlenme ve ferahlama duygularının edinildiği bütünleyici terapi anlamında da kullanılmaktadır.

 

Uluslararası SPA Birliğinin yapmış olduğu sınıflama ve tanımlar aşağıda verilmiştir. Buradaki sınıflamada adı geçen SPA çeşitlerinden bazıları, SPA konseptine uygunlukları ve gerçek SPA tanımına uyumları ise tartışılabilir.

1. Kulüp Spa: Fitness gibi sağlık hizmetlerini sunan kulüplerdir. Ayrıca günlük kullanıma dayalı Spa hizmetleri de sunulmaktadır.

 

2. Yolcu Gemisi-Cruise Spa: Bir yolcu gemisinde verilen wellness hizmetleri yanında Spa menüsü de bulunan kulüpler olup profesyonel tedaviler, kişisel egzersiz ve terapi programları sunulmaktadır.

 

3. Günlük Spa (Day Spa): En yaygın Spa türü olup günlük Spa hizmetleri sunulmaktadır.

 

4. Ziyaret/Tatil Destinasyon Spa: Fiziksel sağlık ve eğitim amaçlı profesyonelce yönetilen hizmet programları ile yerinde konaklama yapılması yoluyla sağlığın iyileştirilmesine yönelik hizmetler sunulmaktadır.

 

5. Sağlık/Medikal/Tıbbi Spa: Geniş kapsamlı sağlık ve wellness bakımlarını, geleneksel Spa hizmetleri ile birlikte alternatif ve modern tedavi hizmetlerinin verildiği merkez olup sağlık personeli tarafından verilen uygulamaları da kapsar.

6. /Mineral/ Spa: Kaynağından alınarak kullanılan doğal mineral, termal veya deniz suyu ile yapılan wellness – spa hizmetlerini ve hidroterapi uygulamalarını kapsar.

 

7. Tatil/Dinlenme Yeri/Otel/Resort Spa: Bir tatil yeri veya otel içinde yerleşik şekilde profesyonelce yönetilen spa hizmetlerinin, sağlık ve iyileştirme ünitelerinde spa mutfağı menü seçeneklerinin günlük veya daha uzun süreli sunulması olup wellness ve fitness hizmetlerinin de sunulmasını kapsar.

VN:F [1.9.13_1145]
Rating: 0.0/10 (0 votes cast)
VN:F [1.9.13_1145]
Rating: 0 (from 0 votes)
Etiketler: , , , ,

Facebookta Paylaş

Kaplıca Nedir Tatilsehri Farkıyla

Yazan admin 27 - Ocak - 2010

Tatilsehri Farkıyla ayrıntılara ulaşabilirsiniz www.tatilsehri.org

kaplıca nedir

Son yıllarda doğal kaynaklara dönmek, doğal besinlerle beslenmek, hastalıkları doğal yöntemlerle iyileştirmek tüm dünyada yükselen bir değer haline geldi. Temiz hava, doğal besinler, doğal tedavi yöntemleri, gelişen teknolojiye rağmen giderek insanların daha fazla tercih ettiği değerler.

Türkiyemiz, jeotermal kaynaklar bakımından çok zengin ve çok eski çağlardan beri kullanılan kaplıcalara sahip. Eskiden sadece “hamam”larla sınırlı olan tesisler, son yıllarda yerini birçok modern üniteden oluşan kaliteli ve çok yönlü tesislere bıraktı. Günümüzde teşhis ve tedavi merkezleri gibi bölümleri de içeren tesisler, genel ve özel yüzme havuzları, tedavi havuzu, masaj üniteleri, çamur tankları, buhar banyoları, sauna ve Türk hamamları gibi bölümlerden oluşuyor.

Her ne kadar tıp ilerliyor olsa da, doğal kaynaklara ilginin yüksek olmasının sebeplerinden biri de, bu tip tesislerde sadece tedavi için değil dinlenmek ve dinçleşmek için de çok iyi olanaklar bulunuyor olmasıdır.

 
Bu sitede sizlere Türkiye’nin en kaliteli termal tesislerini derledik. Bu tesisler hakkında bilgi edinecek ve dilerseniz rezervasyonlarını otellerin web sitelerinden online yaptırabileceksiniz. Ayrıca, sayfanın menü kısmında bulunan linklerden ve termal sular hakkında geniş bilgiye ulaşabilirsiniz.

VN:F [1.9.13_1145]
Rating: 0.0/10 (0 votes cast)
VN:F [1.9.13_1145]
Rating: 0 (from 0 votes)
Etiketler: , , , , , , ,

Facebookta Paylaş

Termal Nedir Tatilsehri Farkıyla

Yazan admin 27 - Ocak - 2010

Tatilsehri Farkıyla bulabilirsiniz başlığa tıklayınız www.tatilsehri.org

Termominarel su banyosu ,içme , inhalasyon,çamur banyosu gibi çeşitli türdeki yöntemlerin yanında iklim kürü ,fizik tedavi ,rehabitasyon,egsersiz,psikoterapi,diyet gibi destek tedavilerinin birleştirilmesi ile yapılan uygulamalara tedavi adı verilmektedir.
Termal sularla yaşamınızı kolaylaştırın
Romatizmal hastaların yada nevrolojik ,jinekololojik,dermatolojik hastalıkların tedavisi sırasındaki öngörülen tedavi merkezinin standartlarını her yerde bulabilirsiniz.

Fizyoterapistler eşliğinde yapılan uygulamalar ve bu uygulamaların bulunduğu mekanlarda aranılan standartlarda tesislerin tümünde bizimle gerçekleştireceğiniz tedavi amaclı ve tatil içerikli thermaltime programında da her şeyi kaliteli ve gelişmiş ülkelerdeki rehabilite standartlarını bulabileceksiniz,
Tesislerimizde tibbi hizmet veren romatizma rehabilitasyonunda uzman fizyoterapistler,hemsireler ve diger profosyonelleri bulabilirsiniz.

termal nedir

Tüm tesislerde bina yapılanması hastalarımızın rahatça tesis içi imkanlardan yaranabileceği şekilde dizayn edilmiştir.Yürüme engelliler için de rahat yasamlarını sürdürmeleri için her şey tasarlanmıstır.
Grup eksersiz odalari ısıtılmış havuzlar ,sigara içilmeyen odalar,yaşlılar için düzenlenmiş özel banyolar,24 saat açık resepsiyon ve doktor hemşire hizmetleri gibi daha sayabileceğimiz bir çok hizmet kalite standardı tavsiye ettiğimiz otellerimizde mevcuttur.
Biz biliyoruz ki siz sayın misafirlerimiz kendi ülkelerinde de bu tür tesislerden faydalanarak güncel yaşamlarında değişik hastalıklardan doğan ağrılarını hafifletmek amacıyla değişik periyodlarda giderek yararlanmaktasınız,orda her türlü teknik makine ve uzman hekimler tafından kontrol edildiğiniz süphesiz ama ne varki hala geçmeyen ve adeta sizle yaşamaya karar veren ağrılarınızda sizle birlikte yaşamaya devam ediyor,tabiki tıbbın üstesinden geldigi ve kimyasal destekle bir çok hastalıkların tedavi edilip yok edildiğide ortadadır.
Fakat gücünü kimsenin inkar etmediği hatta şimdi alternatif tıp olarak adeta moda haline gelen doğal tedavi yöntemleri tıp dünyasının vazgeçilmezleri arasına oturmustur.
Yukarıda saydığımız ve her yerde bulabileceğiniz modern çağa uygun bina ve techizatların yanısıra biz sizlere termal dünyasının sihirli kapılarını aralamak istiyoruz.Termominarelli sularının tedavi edici özellliği ve su değerinin yüksek ölcülerde olması bakımından,Dünyada yedinci sırada ,Avrupada birinci sırada ki Turkiye nin termal sularının şifalı imkanlarını kullanımınıza sunmaktan THERMALTIME ekibi olarak mutluluk ve gurur duyuyoruz.
Turkiyedeki termal suların da iyileştirici desteğiyle de tedavi sonuçlarının daha olumlu oldugunu ağrı ve ızdıraplarınızın geçtiğini veya azaldığını gözleyeceksiniz.
Tedavi amaclı bu programlarımızın sadece şifalı suların getirdiği iyi neticeler değil Türkiyenin bol oksijenli,güneşli,doğal ortam ve hormonsuz doğal yiyecekleri de iyileşmenizi hızlandıracaktir.bu tür tedavilerde iklim koşullarının önemini herkes bilir.Özellikle bol oksijen ve sabit düşük nem oranı sizlere ayrı bir enerji verecektir,yil ortalamasi 11 ay guneşli ve ılıman olan bölgelerden seçilen otellerimizde hormonsuz sebze ve meyvelerden hazirlanan büfelerimizden yaralanarak sağlıklı yaşamanın keyfini süreceksiniz.
Bu tedavi programlarımızla YAŞAMA YENİDEN MERHABA DİYECEKSİNİZ

VN:F [1.9.13_1145]
Rating: 0.0/10 (0 votes cast)
VN:F [1.9.13_1145]
Rating: 0 (from 0 votes)
Etiketler: , , , , , ,

Facebookta Paylaş